Giresun Ticaret Borsasi - Başkan Duyuru Oku

YARALARIMIZI BİRLİKTE SARACAĞIZ

Hamza BÖLÜK

Merhaba Fındık Dergisi Dostları Hepinizi Sevgi ve Saygı ile selamlıyorum. Geçtiğimiz sayımızda 2023 Yılının sağlık ve esenlik dolu olmasını dilemiştik. Ancak gelişen süreçte 6 Şubat sabahı ve akabinde aynı gün içerisinde yaşanan ve 11 ilimizi etkileyen depremler ile sarsıldık. Ülke olarak depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaraları sarmak üzere bölgeye Türk Milleti olarak seferber olduk. Anadolu coğrafyasında acılarımızı, umutlarımızı, sevinçlerimizi paylaştığımız milletimizle bir kez daha yaşadığımız o acı dolu anları onlarla kucaklaşarak yeniden yaşadık. Neler yaşadıklarını anlamaya çalıştık. Ancak, ateşin düştüğü yeri yaktığını bir kez daha müşahede ettik. Çok büyük acılar ve dramlara şahit olduk. Allah böyle acıları bir daha yaşatmasın diliyoruz. Önlemlerimizi alarak bir deprem ülkesi olmanın bilinciyle ve her daim hazırlığıyla gelecek kuşaklara bunu aktararak elimizden geldiği kadar tedbirlerimizi artırmaya gayret etmeliyiz diye düşünüyorum. Muhakkak ki yaşananlar hiç de kolay değil, depremin maddi boyutundan çok manevi boyutu hepimiz için çok yıkıcı oldu. Maalesef insanlarımız en yakınlarını bu depremde kaybetti. Ama toplum olarak bir kez daha gördük ki Türk Milleti olarak acılarımızı paylaşmada ve en zor anlardaki ortak hareket etme kültürümüz ile bir kez daha necip bir millet olduğumuzu Dünya’ya gösterdik. Deprem acılarının paylaşılması için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanımız Sn. M.Rifat HİSARCIKLIOĞLU’nun öncülüğünde ve koordinasyonunda depremin ilk anından itibaren bölgeye en acil ihtiyaçları koordine ederek bu konuda da bir öncülük ettik. Bir meslek kuruluşu olan camiamızın bu yöndeki gayretlerini bu vesileyle tebrik etmek istiyorum. Depremin yaşandığı bölgelerdeki ekonominin tekrar canlanması için büyük gayretler gösterilmesini ve hızlı davranılmasının gerekliliğini, bölgedeki deprem öncesi nüfus yoğunluğunun özellikle yetişmiş iş gücü açısından tekrar ekonomiye hızlı bir şekilde kazandırılması için Devlet tarafından gösterilen gayretlere hep birlikte millet olarak destek sunmalıyız diye düşünüyorum. Ülkemiz ve Dünya çok önemli gelişmelere gebe. Bölgemizde özellikle fındık özelinde konuşmak gerekirse gelecek yıllarda yaşanması muhtemel olumsuzlukların giderilmesi için devlet yetkilileriyle devamlı istişare halinde bulunuyoruz. Dünya’da yaşanan ekonomik belirsizlikler ve küresel ölçekteki durgunluklar her sektörde olduğu gibi fındık sektörünü de olumsuz etkiliyor. Bu anlamda Dünya’yı iyi okuyarak Ülkemizdeki Fındık sektörüne de bir yön tayin etmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bunun için projeler üretmeli, var olan tehditler ve fırsatları iyi belirlememiz gerektiğine dikkat çekmek istiyorum. Yaşanan her olumsuzluğun aslında bir fırsat olduğunu da düşünmemiz lazım atalarımızın sözü ile “Zor oyunu bozar”dan hareketle fındık sektörü için çok fazla ar-ge yapılması gerektiğini her platformda dile getiriyoruz. Yeni pazarlar bularak Dünya pazarlarında daha fazla Türk Fındığının aranırlığını mutlak kılmalıyız diyoruz. Fındığın çikolata haricinde başka alanlarda tüketilmesinin yollarını arayıp bulup çıkarmamız lazım diyoruz. Aslında Dünya bir kazan biz kepçe misali fındığımızı nasıl daha iyi pazarlayabiliriz ve Dünya’da yaşanılan sorunlardan en az nasıl etkilenirin yolunu bulmayızı aramalıyızı hedef koymalıyız anlayışına sahip olmamız gerekliliğini ifade ediyorum. Bunun bir devlet politikası haline getirilerek üretimden-ihracata kadar tüm alanların ilmek ilmek politikalarının belirlenmesini ve planlamanın buna göre yapılması gerektiğini altını çizmek istiyorum. Özellikle tekrar ifade etmek isterim ki, ar-ge alanında fındığa çok büyük fonlar ayrılması gerektiğini ve bunun devlet tarafından destekli hale getirilmesinin zorunluluğunu belirtmek istiyorum. Ülkemizin gelecek yıllarda fındıkta var olabilmesi için daha fazla inovatif projeler ortaya koymamız gerekmekte ve bunun söylemden çok eyleme geçmesi gerektiğini bir kez daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Herkesin karınca kararınca buna destek üretmesinin zorunluluğunu görmesini gerektiğini ve Ulusal bir Fındık Politikasını oluşturmanın artık zamanının çoktan gelip geçtiğini, anı yakalamamızın önemini sizlerle buradan paylaşmak istiyorum. Ülkemizin her alanda olduğu gibi fındık sektöründe de yenilikçi kirler ve projeler üretmek zorunluluğu bulunmakta. Hammadde ve yarı mamul ihracatından artık katma değerli ürünler ihracatına doğru hızlı bir ilerleme kaydetmeye ihtiyacımız var. Bunu ıskalamadan ülkemizin potansiyelini buraya doğru kanalize ederek bunu bir devlet politikası desteğiyle yerleştirmemiz lazım. Aksi durumun ülkemizdeki sosyo-ekonomik etkilerini düşünmek bile istemiyorum. Sevgili Fındık Dergisi Dostları, Fındığı düşünmediğimiz bir günün olmadığı düşünülürse bu sezonu Ülkemiz adına hayırlısı ile sonlandırmayı, yeni fındık sezonunun da hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sağlıcakla kalın.